Michel Charouk - IBM Türk Genel Müdürü
Röportaj Yazdır e-Posta
KF: IBM Türk’ü yakından tanımak isteriz.

IBM Türk 1938 yılından beri Türkiye’de faaliyet göstermektedir. 100 yıllık şirketimizin bünyesi içerisinde Türkiye’nin IBM’in küresel pazarları arasında her zaman önemli bir yeri olmuştur. Özellikle de son yıllarda tüm dünya küresel krizle boğuşurken, Türkiye bu küresel krizi çok hızlı ve başarıyla atlattı.

Burada neredeyse tüm Avrupa ülkelerinden daha hızlı büyüyen bir pazardan bahsediyoruz.

Türkiye’nin de içinde bulunduğu IBM’in Büyüyen Pazarları biriminde yer alan ülkeler  şu anda GSYİH’larının yüzde 1’inden azını BT’ ye harcıyor. Bu, diğer büyük pazarların harcadığı yüzdenin üçte biri demek oluyor.  Dolayısıyla, bu pazarlar IBM için çok büyük potansiyel teşkil ediyor. Ekonomik gelişme, rekabetçilik ve üretkenliği sağlamak için BT kaçınılmaz.

IBM Türk’ün Türkiye’de çeşitli alanlarda girişimlerini görmek mümkün. Örneğin,  müşterilerimizin artan iş gereksinimlerini karşılamak ve işlerini olağanüstü durumlar dahil her koşulda kesintisiz yürütebilmelerini sağlamak amacıyla İzmir’de IBM İş sürekliliği ve Olağanüstü Durum Hizmetleri Merkezini açtık. Bu yeni Merkez 2005’ten beri işlevsel olan mevcut Merkezin yerini aldı. Daha geliştirilmiş bir veri merkezi ve kurtarma kapasitesinin arttırıldığı bir çalışma yeri haline getirildi. Son teknolojiyle tasarlanmış 4.000 m2’lik alanda yenilenmiş haliyle, IBM altyapısı olan veya olmayan sunucuların yanı sıra depolama teknolojilerini de barındırmaktadır. IBM, iş sürekliliği ve esnekliği hizmetleri alanında 40 yılı aşkın bir deneyime sahip ve dünyada 150’yi aşkın olağanüstü durum merkezi bulunuyor. İzmir’deki bu Merkez, sadece Türkiye için değil, Orta ve Doğu Avrupa bölgesi için de öncü bir rol oynamaktadır. IBM Türk’ün İstanbul ofisinde ise bir inovasyon merkezi ile bir STG demo merkezi vardır.

Şunu unutmamak lazım, IBM gibi bir şirketin projeleri her zaman küresel etkiler yaratır. Dolayısıyla bu şu demektir, dünyanın bir yerindeki IBM hizmeti, Türkiye pazarının kullanımı için de mevcuttur.

AR-GE’ye 6 Milyar Dolarlık Yatırım

KF: IBM’in 2010’da alınan patent sayısında (5896 adet patent ile) dünya lideri olduğunu biliyoruz. IBM in toplam patent sayısı ile Ar-Ge ye ayrılan bütçe yüzdesinden bahseder misiniz.? Global olarak 10 araştırma laboratuarı olduğunu biliyoruz IBM’in. Lokasyonları ve çalışan sayıları hakkında bilgi verebilir misiniz?

IBM, 400.000’in üzerinde çalışanıyla, 170 ülkede başarıyla faaliyet gösteriyor. 10 ana Araştırma Laboratuarının yanı sıra ve her yıl araştırma alanına yaklaşık 6 milyar dolar yatırım yapmaktadır.

18 yıldır arka arkaya yeni patent alma şampiyonu olan IBM bu yıl da, aynı geçen yıl olduğu gibi, rekor sayıda patent aldı.

2000’den bu yana 116 satın alma gerçekleştiren IBM’in yeni satınalma yatırımları 60 milyar doların üzerindedir. 2010’da 17 yeni satın alma gerçekleştirdik,  2015’e kadar aynı amaç için ayırdığımız yatırım miktarı 20 milyar dolardır.

IBM yüksek değerli çözümlere yatırım yaparak, teknoloji ve iş alanlarında lider olmayı sürdürüyor ve sürdürecektir.

KF: On Demand Community (ODC) programı ile Türkiye’de sivili toplum kuruluşlarında hem IBM çalışanlarının gönüllü çalışmalarını özendiriyorsunuz hem de finansal destek sağlıyorsunuz. ODC’nin global olarak verdiği desteklerden (toplam gönüllü, ) bahseder misiniz.

IBM’in On Demand Community girişimi, gönüllülük esasını temel alarak kurumsal yardımseverliğin teşvik edilmesi ve sürdürülmesi konusunda türünün ilk örneğidir.

ODC kâr amacı gütmeyen toplum kuruluşlarına ve okullara destek sağlaması için tasarlanmış zengin bir IBM teknoloji araçları grubu sağlamaktadır. Bu program ile öncelikli hedefimiz daha önce bu düzeyde gönüllü desteğine sahip olmayan kurum ve kuruluşlarda önemli ve ölçülebilir değişimin gerçekleşmesini mümkün kılmaktır.

Tüm dünyadaki IBM çalışanları ve eski çalışanları, ODC aracılığıyla programın merkezi olarak hizmet veren bir Web sitesine erişebiliyorlar. Bu Web sitesinde, IBM’in sosyal sorumluluk hakkındaki zengin veritabanı bulunur. Bu veritabanında gönüllü çalışmalarda kullanılabilecek, 200′ün üzerinde araç vardır.

Veritabanında yer alan konulara örnek olarak: ‘Okul Ziyaretleri, ‘Bir Öğrenciye Rehberlik Edilmesi’, ‘Teknoloji Konusunda Öğretmenlere Yardım Edilmesi’, ‘Proje Yönetimi Becerilerinin Paylaşılması’ ve ‘Kâr Amaçlı Olmayan Kuruluşlar için Teknoloji Planlaması’ gibi alanlar yer alır.

Çözümlerimizin büyük kısmı, IBM’in TryScience, IBM KidSmart Erken Öğrenme Programı, IBM MentorPlace gibi küresel eğitim programları esas alınarak tasarlanmıştır. Bu programlardan en başarılı olanlar diğer ülkelerde tekrar uygulamaya konulabiliyor.

Gönüllü hizmetlere katılan IBM’liler çalışmalarının sürelerini Web sitesine kaydederler. Ortalama olarak IBM gönüllüleri, bir toplum hizmeti kurumunda, beş ay süresince, ayda ortalama sekiz saat çalıştığında, IBM okula veya kâr amaçlı olmayan kuruluşa nakit veya teknoloji bağışı yapar.

170′in üzerinde gönüllü IBM Türk çalışanı çalıştıkları gönüllü faaliyetleri On Demand Community programına kayıt ediyorlar. 2009’un başından bu yana kayıtlı hizmet saati 1.500 saatin üzerindedir. 2009 yılından beri toplam 1900 öğrenciye ulaşılmıştır.

IBM Türk çalışanlarının gönüllü olarak faaliyet gösterdikleri bazı programlar:

    IBM KidSmart Okul Öncesi Eğitim Programı kullanılarak IBM Türk binasında gerçekleştirilen faaliyetler.
    IBM TryScience programı kullanılarak gerçekleştirilen faaliyetler.
    IBM EXITE Camp etkinliği kapsamında genç öğrencilerin katıldığı teknoloji kampları düzenlenmesi
    Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG), Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı, Özel Sektör Gönüllüleri Derneği, GEA ve benzeri kurumlarda gönüllü faaliyetlere katılınması

Mersin, G.Antep ve Malatya’da Kalkınma Projeleri

KF: Corporate Service Corps (CSC) programından bahseder misiniz. Gönüllüler hangi şehirlerde ve hangi projeler üzerinde çalıştılar? CSC programı çerçevesinde yılda kaç gönüllü tüm dünyada çalışıyor ve toplam kaç adam günlük bir hizmet veriyorsunuz?

Kurumsal Hizmet Gücü kapsamında görevlendirilen ekipler içinde yer alan IBM çalışanları, kritik önem taşıyan yerel konularda devlet kurumları, kâr amaçlı olmayan kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri ile birlikte, iş, teknoloji ve toplum kesişiminde çalışarak Afrika, Asya, Doğu Avrupa ve Latin Amerika’daki toplumlara yönelik ekonomik gelişim projeleri gerçekleştirirler. Ekiplere farklı ülkelerden ve iş birimlerinden katılan IBM çalışanları, kendi uzmanlık alanlarındaki yetkinliklerini ve deneyimlerini, dünyanın dört bir yanındaki sivil toplum kuruluşlarıyla gönüllü olarak paylaşıyorlar.

IBM’in Kurumsal Hizmet Gücü Programı IBM’in Türkiye’de de yürüttüğü küresel kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarından biridir. Kurumsal Hizmet Gücü (KHG) Programı, IBM’in insan kaynağından yararlanarak, gelişmekte olan ülkelerin sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmayı amaçlar. 2007 yılında topluma fayda sağlamak üzere oluşturulmuş bir gönüllü hizmet programı olan Kurumsal Hizmet Gücü, daha akıllı ve küresel olarak bütünleşmiş bir dünya için gelişmekte olan ülkelerin sosyo-ekonomik kalkınmasında ihtiyaç duyulan bilgi, uzmanlık ve becerileri IBM insan kaynaklarından gönüllü olarak sunuyor.

Başladığı 2008’den beri IBM’in Kurumsal Hizmet Gücüne yaklaşık 30 milyon dolarlık bir para ayrılmıştır. Bu projeler altı ay süreli projelerdir Kurumsal Hizmet Gücünün de dahil olduğu tüm gönüllülük projeleri için 2003’ten bu yana 170.000’in üzerinde IBM çalışanı, 70’den fazla ülkede toplulukları dönüştürücü 11 milyon saatin üzerinde hizmet sunmuştur. Paylaşılan deneyim ve zamanın 250 milyon dolar değerinde olduğu tahmin ediliyor.

IBM Türk, IBM küresel ile aynı bağlamda hareket ederek Kurumsal Hizmet Gücü ile Türkiye’de başarılı çalışmalara imza atıyor. Geçen senelerde Mersin ve Gaziantep’te gerçekleşen Kurumsal Hizmet Gücü programının üçüncü etabı 11 Ekim – 5 Kasım 2010 tarihlerinde Malatya’da gerçekleştirildi. Türkiye’deki Kurumsal Hizmet Gücü çalışmalarında dünyanın 10 farklı ülkesinden gelen 53 IBM çalışanı 13.000 saat toplum hizmetinde bulundu. Tüm dünyada 20 ülkeye giden Kurumsal Hizmet Gücü toplam 250.000 saat gönüllü hizmet sundu.

Bu projede IBM çalışanlarından Malatya’ya 3000 saatlik beceri odaklı gönüllülük hizmetiyle stratejik yaklaşım danışmanlığı verildi. 4 hafta boyunca gönüllü hizmet sunan, 8 farklı ülkeden 14 IBM uzmanı Malatya Valiliği’nin ana koordinasyonunda; Fırat Kalkınma Ajansı, Kayısı Akreditasyon Kurumu, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Ticaret ve Sanayi Odası gibi yerel kurumlar ile çalıştı ve Malatya’nın ekonomik ve sosyal kalkınma öncelikleriyle birebir bağlantılı projelerde görev aldı.

Rakamlarla IBM’in Kurumsal Hizmet Gücü:

    20 ülkede hizmet sunuldu.
    Programa 15.500 IBM çalışanı başvurdu.
    100.yılımızı kutladığımız 2011 yılında 100. ekip ve 1000. gönüllü Gana’ya gönderildi.
    Toplam 250.000 saat gönüllü hizmet sunuldu.
    Türkiye’ye dünyanın 10 farklı ülkesinden gelen 53 IBM çalışanı 13.000 saat toplum hizmetinde bulundu.
    IBM Türk’ten 11 kişi Kurumsal Hizmet Gücü ile Brezilya, Malezya, Hindistan’da gönüllü hizmette bulundu.

 

Tüm bu projelerimizin ülke genelinde takdir bulduğunu söylemeliyim. Özel sektördeki gönüllük çalışmalarını ve bu alandaki başarıları desteklemek, toplumda fark yaratan iyi örnekleri ödüllendirmek ve özel sektörde gönüllülüğün yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmak için Özel Sektör Gönüllüler Derneğinin her yıl verdiği ödüle 2010 yılı En Başarılı Gönüllülük Projesi kategorisinde IBM’in “Kurumsal Hizmet Gücü” Projesi layık görüldü. .

KF: IBM’in kuruluşunun bu yıl 100. yılı ve 100. yıl kutlamaları çerçevesinde gönüllülük çalışmalarında da bir ivme yaşanacak. 100. yıl kutlamaları çerçevesinde Türkiye’de yapılacak gönüllülük çalışmaları ve sosyal sorumluluk projelerinden bahseder misiniz?

16 Haziran 1911’de kurulan IBM, bu seneki yüzüncü yılı şerefine tüm sene sürecek bir inisiyatif başlatarak varlık gösterdiğimiz tüm ülkelerdeki topluluklarla ve düşünce liderleriyle dünyaya yön verecek ve kalıcı etki bırakacak bir dizi etkinlik düzenliyoruz. Bu girişim, IBM’in faaliyet gösterdikleri bölgelerdeki tarihsel varlığının bir simgesi ve kalıcı olmaya devam edeceğimize dair bir bağlılık göstergesidir. Yüzüncü yıl gündemimizdeki etkinliklerimiz arasında haziran ayında bir günlük gönüllü kamu hizmeti vermek yer alıyor. Bu hizmet ile çalışanlarımız, iş becerilerini ve deneyimlerini zorlu ve kritik yerel konulara uygulama fırsatı bulacaklar ve böylece toplumun ihtiyaçlarına fayda sağlayabilecekler.

Ayrıca bahsettiğim Mersin, Gaziantep, Malatya’nın ardından bu yıl Kayseri’de kadın girişimcilik ve genç girişimcilik alanlarında projeler geliştirmek üzerine çalışacağız.

Bir de 2008 yılında başlattığımız KidSmart Erken Öğrenme Programımızda neler yaptığımızdan bahsetmek isterim. Bu proje kapsamında bugüne kadar 22 şehirde anaokullarına 258 ünite teslim edildi. 2011′de bunun devamlılığı sağlanarak 125 ünite daha teslim edilmesini planlıyoruz. Bu ünitelerin kurulumunda ve yazılımın kullanılması konusunda anaokuluna IBM gönüllüleri destek sağlayacak.

KF: Üniversitelerle işbirliğinden bahsedebilir misiniz. Özellikle ODTÜ ile işbirliği dahilinde ortak bir laboratuar kurulduğunu biliyoruz. Hem mevcut üniversite işbirlikleri ne durumda hem de bu konuda IBM’in Türkiye üniversiteleri ile işbirliği konusunda vizyonu ne bahseder misiniz.

Tüm dünyadaki kentler sensorlar, global konum belirleme sistemleri, kameralar, telsiz frekansı etiketleri ve bütünleşik iletişimden beslenen analitik bilgilerden güç almayı hedefliyor. Akıllı ulaşım, akıllı gıda, akıllı enerji, akıllı su ve benzeri alanlarda değer katan bu tür sistemler ve çözümlerin toplum güvenliğinin iyileştirilmesi alanında da geliştirilmesi son derece önemlidir. Toplum güvenliği, akıllı dünya, akıllı şehir, akıllı toplum kavramlarının vazgeçilmez bileşenidir. İşte bu nedenle ODTÜ ve IBM işbirliği ile faaliyetine başlayan Akıllı Toplum Güvenliği Laboratuarı çok önemli bir rolü üstleniyor.

IBM olarak biz her zaman toplum, devlet, üniversite ve sektör ekseninde bilgi temelli, sosyo-ekonomik katkı sağlamaya büyük önem veriyoruz. Bu tip işbirlikleri ile kamu sektörü ve yerel kamu yönetimleri için bilgi ve iletişim teknolojisi sistemlerinin geliştirilerek en etkin şekilde kullanılmasının teşvik edilmesi ve hızlandırılmasının mümkün olacağına inanıyoruz.

IBM ve ODTÜ işbirliği ile gerçekleştirilen Akıllı Toplum Güvenliği Laboratuarı 9 Aralık 2010 tarihinde açıldı. ODTÜ kampüsünde yer alan bu laboratuar ODTÜ’nün araştırma yetenekleriyle IBM’in saha deneyimini birleştirerek, yenilikçi yaklaşımlar ve metodolojilerle kamu güvenliğini iyileştirmeye yönelik çalışmalar için bir zemin oluşturacak. Bu Akıllı Toplum Güvenliği Laboratuarında, toplum ve çevre güvenliği ile ilintili değişik uygulamalarda karşılaşılabilecek olağanüstü durumlara yanıt vermek amaçlı akıllı sistemlerin sunulmasını sağlayabilmek üzere ileri araştırmalar, testler ve prototip geliştirilmesi konularında çalışılacak.

Ayrıca yeni teknolojilerin gerçek hayatta kullanımını test etmek üzere pilot çalışmalar gerçekleştirilecek ve bu yeni teknolojilerin sahada elde edilen bilgi ve deneyime göre iyileştirilmesi sağlanacak. Semantik görüntü işleme, çokluortam, veri madenciliği, kablosuz sensor ağları, dağıtık ortamlarda veri işleme, bilgi tabanlı sistemler gibi konularda daha akıllı toplum güvenliği sağlamaya yönelik araştırma ve geliştirme çalışmaları yapılacak. Bunun akademisyenlerin akıllı toplum güvenliği çözümleri konularındaki tez çalışmalarını desteklemek gibi bir faydası da bulunuyor.


Nükleer Enerjide Nereye?
admin tarafından 15 Mart 2011 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Japonya’daki depremin ardından Fukushima Daini nükleer santralinde meydana gelen patlamalar, Türkiye’yi tam da bir nükleer nerji yatırımının arefesinde yakaladı.

Nükleer enerji ilk yatırım maliyeti yüksek olmasına rağmen düşük operasyon maliyeti ve uzun ömrü ile çekici bir enerji kaynağı. HES, termik santraller ve doğalgaz çevrim satrallerine kıyasen avantajları mevcut. Herşeyden önce HES inşaası için doğal kaynaklara sahip olmanız lazım. Yine termik santrallerinde rantabl bir şekilde çalışması için, santralin yakınlarında kömür ocakları olması lazım. Doğalgaz çevrim satralleri ise yüksek girdi maliyeti dezavantajına sahip.

Son dönemde moda olan rüzgar ve güneş enerjileri de yine her ülke için mümkün olmayan seçenekler.

Öte taraftan, hiçbir doğal kaynak ya da coğrafi avantaja bakmadan her ülke nükleer enerji yatırımına sahip olabilir. Enerjiye çevrilen uranyum miktarı çok küçük hacimli olduğundan dünyanın diğer ucundaki bir kaynağı dahi getirmek taşıma maliyetleri açısından ihmal edilecek kadar küçük kalmaktadır.

Ülkemizde de son dönemde HES yatırımları hızla artmakta. Bir yandan çevreci tartışmalar sürmekte diğer yandan HES’lerin verimliliği tartışılmakta. Sön dönemde özel sektöre lisansı verilen nehir santrallerinin tamamının kapasitesi, Sinop’ta yapılacak bir nükleer santralin kapasitesinden dahi küçük kalması bu kadar çevre tahribatına değer mi sorusunu gündeme getirmekte (HES’lerin çevre değerlendirmelerini bir başka yazımıza konu edebiliriz).

Nükleer santrallerin bu kadar avantajı varken, Fukushima Daini santralinde yaşanan 3 patlama bu santrallerin geleceğinin global ölçekte sorgulanmasına yol açtı. IAEA (Uluslararası atom enerjisi ajansı) de durumu yakından takip etmekte. Japon hükümeti 14 Mart itibari ile santral etrafındaki 184.000 kişiyi başka bölgelere taşıdı. Türkiye Atom Enejisi Kurumu da durumu yakından takip ediyor. Enerji Bakanı Sn. Taner Yıldız daha 17 şubat tarihli demecinde nükleer enerji konusunda kararlılığımızı vurgulamıştı.

Concorde Benzetmesi

Bir kaza sonrası sesten hızlı uçan ilk yolcu uçağı Concorde lar kullanımdan kaldırılmıştı. Bazı uzmanlar bu deprem sonrasında yeni nükleer enerji yatırımlarının sonlanacağını belirtse de, biz bu şekilde düşünmüyoruz.

Şu an dünya üzerindeki askeri/siyasi sorunlara bakıldığında bir çoğunun enerji bölgelerinde çıkmış/çıkarılmış sorunlar olduğunu görürüz. Özellikle Çin ve Hindistan gibi hızlı kalkınan ve nüfusları da büyük olan ülkeler için enerji çok kritik. Bugünkü konjonktürden bakıldığında, yakın bir gelecekte nükleer enerji yatırımlarının sonlanacağını söylemek hayalperestlik olur. Önlemler konusunda dhaa ciddi çalıçmalar yapılacaktır ancak yatırımlar devam edecektir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile


AraştırmaHerhangi bir bankada unuttuğunuz paranız olabilir

TMSF'nin hazırladığı "Zamanaşımı Hesapları Önbildirim Sorgulama" sisteminden bankada paranız olup olmadığını aşağıdaki linkten sorgulayabilirsiniz.
AraştırmaFORBES, en çok kazanan yazarları açıkladı

FORBES Türkiye ''En Çok Kazanan Yazarlar'' listesine göre, Türkiye'nin en çok kazanan yazarları Ayşe Kulin, Elif Şafak ve İskender Pala oldu.

Cem Hakko - Vakko
Cem Hakko 1955 yılında İstanbul’da doğdu..
Bülent Eczacıbaşı - Eczacıbaşı Holding
Bülent Eczacıbaşı, ilaç, yapı malzemeler..
Muharrem Usta - Medikal Park Hastaneleri
Muharrem Usta; 1965 Trabzon doğumludur. ..
Altan Aras Fakılı - Casper Bilgisayar
Casper Yönetim Kurulu Başkanı Altan Aras..
Güler Sabancı - Sabancı Holding
Adana'da doğmuş; yükseköğrenimini Boğazi..

GirişimcilikTurqualty'den yararlanma süresi 5 yıl uzatıldı

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, daha evvel 5 sene olan Turquality marka programından yararlanma süresini 10 seneye çıkardıklarını açıkladı. Çağlayan, programın markalaşmayı temel aldığını, bu anlamda ş
GirişimcilikSuriye-Libya'da yatırım yapan firmalara kolaylık

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Suriye'de müteahhitlik hizmeti gerçekleştiren ve Suriye'ye ihracat yapan firmaların Eximbank'tan kullandıkları kredilerde erteleme yapıldığını ve söz konusu düzenlemenin y
GirişimcilikŞekerbank'tan Girişimci Annelere Özel Kredi Paketi

Anadolu Bankacılığı' misyonu gereği esnaf ve küçük işletmelere özel çözümler sunan Şekerbank, Anneler Günü için geliştirdiği kredi paketi ile bu kez esnaf ve çiftçi olan anne girişimcilere avantajlar sunuy
İş FikirleriSüs bitkisi ihracatı

Antalya Süt Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, Nisan ayında süs bitkilerinden 10 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini bildirdi...

DünyaRusya'da yoksulluk artıyor

Rusya Federal İstatistik Servisi`nce (Rostat) yapılan açıklamada, asgari geçim seviyesi altında gelire sahip Rusların geçen yıla kıyasla yüzde 1,1 oranında arttığı belirtilerek, yoksulluk sınırı altında
AraştırmaHerhangi bir bankada unuttuğunuz paranız olabilir

TMSF'nin hazırladığı "Zamanaşımı Hesapları Önbildirim Sorgulama" sisteminden bankada paranız olup olmadığını aşağıdaki linkten sorgulayabilirsiniz.
DünyaKolombiya'ya vizeler kalkıyor

Türkiye ile Kolombiya arasında müzakereleri tamamlanan vize muafiyet anlaşması Ankara'da imzalandı.Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos'un Cumhurbaşkanı
İş DünyasıYKM'de şimdi de kardeş kavgası

YKM’nin ana ortağı Nuri Güven’in kızları Gülay Tan ile Lale Güven Tuğlu, şirket hisselerinin Boyner’e satışı yüzünden davalık oldu. Tan, kendisinden habersiz yüzde 63’lük hissesini satan kardeşi Tuğlu’yu m

Yandex.Metrica